Hasan Türkyılmaz’ın Kalemi’nden Ormancılık/21
Hasan Türkyılmaz’ın Kalemi’nden Ormancılık/21 (Pazartesi/17.08.2026)
ORMAN KAYNAKLARININ TOPLAM EKONOMİK DEĞER TAHMİNİ VE STRATEJİK YÖNETİM PLANLAMASINDAKİ YERİ!
Değerli Meslek Mensuplarımız,
Saygıdeğer Kamuoyu,
Bu haftaki yazımızda ülkemiz açısından çok önemli ve değerli olduğuna inandığım orman kaynaklarının değer tahmini ve stratejik planlamadaki yeri konusuna farklı bir bakış açısıyla bakarak Türkiye’de ekosistem hizmetleri alanında bulunan tüm paydaşların değerlendirmesi gerektiği bir konuyu gündeme taşımak istiyorum.
Bu değerli başlığı taşıyan ve içeriği başlığından daha da önemli olan konuyla ilgili;
Cuma/03.07.2026 tarihinde TÜBİTAK destekli, Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker hocanın proje yürütücüsü olduğu
Dr. Arş. Gör. Elif Sarıtaş Hanım’ın da doktora tezi kapanış ve tanıtım toplantısı için KTÜ Orman Fakültesinde düzenlenen, Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı olarak davetlisi bulunduğum paydaş toplantısına katılım sağladım.
Bu yazıda sizlerle paylaşacağım önemli ve değerli olduğuna inandığım bilgi ve görüşlerimin öncesinde katılmış olduğum toplantıda hem çok değerli akademisyenlerimizin hak ettikleri değeri ifade etme hem de konunun şahsımca tahlilini ifade eden konuşmamın kısa bir bölümünü sizinle paylaşmak istiyorum.
Bugün burada, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, ormancılığımızın geleceği adına stratejik bir dönüm noktası teşkil eden “ORMAN KAYNAKLARININ TOPLAM EKONOMİK DEĞERİNİN TAHMİNİ VE STRATEJİK YÖNETİM PLANLAMASINDA BİR ARAÇ OLARAK KULLANIMI (ALTINDERE VADİSİ MİLLÎ PARKI ÖRNEĞİ)” sonuç toplantısı vesilesiyle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.
Altındere Vadisi Millî Parkı örneğinde yürütülen bu çalışma, orman kaynaklarımızın sadece odun üretiminden ibaret olmadığını, aksine çok boyutlu bir ekonomik değerler bütünü sunduğunu bilimsel bir titizlikle ortaya koymaktadır.
Geleneksel ormancılık anlayışımızda, orman ürünleri ve izin-irtifak gelirleri bilinen en temel kaynaklarımızı oluşturmaktadır.
Ancak günümüzde ormanlar; karbon tutma, su üretimi, toprak muhafaza, erozyon ve çığ önleme, turizm, ormanların sağlık değeri, rekreasyon, ormancılık faaliyetleri sayesinde kaçınılan zararlar ve biyolojik çeşitlilik gibi pazarı olmayan ancak hayati öneme sahip pek çok hizmet sunmaktadır.
Bu hizmetlerin pazarının olmaması, ekonomik bir değer taşımadıkları anlamına gelmemektedir. Ormancılık faaliyetlerinin sürdürülebilir finansmanı için, bu ekosistem hizmetlerinin ölçülerek “Ekosistem Hizmetleri Ücretlendirilmesi” (PES) kapsamında ücretlendirilmesi artık bir zorunluluktur.
Dünya örneklerine baktığımızda bu sistemin başarıyla uygulandığını görmekteyiz.
Örneğin Kosta Rika, 1996 yılından beri karbon, su ve biyolojik çeşitlilik hizmetlerini kanunla tanımlayarak yakıt vergisi ve su kullanım bedelleri üzerinden ciddi bir finansman kaynağı yaratmıştır. Vietnam, hidroelektrik ve su kullanıcılarından topladığı ödemelerle kamu ormanlarını finanse ederken;
Hırvatistan, 30 yılı aşkın süredir “Ormanların Topluma Sağladığı Genel Fayda Fonu” (OKFŠ) ile turizm ve enerji gibi sektörlerden aldığı paylarla orman restorasyonu ve yangın önleme faaliyetlerini bütçeden bağımsız bir şekilde yönetmektedir.
Ülkemizde de bu yönde atılan adımlar oldukça umut vericidir. Aslında Orman Genel Müdürlüğünün son yıllarda yaptığı çalışmalar ile ekosistem hizmetlerinin ücretlendirilmesi sürecinde yer alan 9 aşamanın 4-5’inci basamağına kadar olan ekosistem hizmetlerinin işletme müdürlüğü bazında belirlenerek haritalandırılması işlemi 27 işletme müdürlüğünde tamamlanmıştır.
OGM’nin bu kapsamda bir çalışma grubu kurarak kurumsal anlamda sahiplenmesinden de ziyadesiyle memnuniyet duymaktayım.
Artık ücretlendirme ve ödeme sistemlerinin ormancılık finansmanında kullanılması açısından bu ve benzeri projeleri önemsiyor ve destekliyoruz.
Çünkü bu çalışmalar ormancılık iş kolunun GSMH’deki gerçek payının ne olduğunu ortaya koyacak geç kalınmış çalışmalardır.
Uzun yıllardan beri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının TRT payı gibi finansman sistemine gönüllü ya da zorunlu katılım sağladığını düşünecek olursak, kamuoyuna ve siyaset kurumuna doğru anlatılması durumunda yapılacak politika metinleri ile dünyada az önce örneğini paylaştığım ormancılık finansman araçlarına milletimizin gönüllü olarak katılacağı kanaatindeyim.
Bu proje kapsamında Altındere Vadisi’nde; toprak koruma, su üretimi ve miras değeri gibi 11 farklı işlevin özgün yöntemlerle hesaplanmış olması, sektörümüzün millî ekonomide hak ettiği değeri görebilmesi için hayati bir veri tabanı sunmaktadır. Ormanlarımızın sunduğu bu eşsiz değerlerin stratejik planlamalara ve amenajman planlarına entegre edilmesi, ormancılığımızın gelecekteki en güçlü finansal aracı olacaktır.
Bu kıymetli çalışmayı hayata geçiren başta proje yürütücüsü Sayın Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker ve ekibi olmak üzere, emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve destek veren kurumlarımıza teşekkür ediyor; projenin ormancılık camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Değerli dostlar
Bu projenin hem TÜBİTAK tarafından desteklenmiş olması hem bir doktora tezi olması hem de meslek camiamızda fikirleriyle, önerileri ve projeleriyle kendini ispat etmiş olan bir hocamız tarafından yürütücülüğünün yapılıyor olması yan yana yazıldığında ve düşünüldüğünde, rapor sonuçları da birlikte tahlil edildiğinde, orman kaynaklarının ekonomik değeri ve stratejik planlamadaki yeri düşüncesinin oluşması adına çok önemli bir amaca hizmet ettiği hususunun altını net bir şekilde çizmek isterim.
Ormanı ve ekosistemi bağımsız düşünmek mümkün olmayan, kısaca ekosistemin ormansız düşünülemeyeceği bir yapının ekonomik değer tespiti ve stratejik planlama içerisindeki yeri, Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz açısından eski adıyla Devlet Planlama Teşkilatımızın, yeni yapısıyla Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi Strateji Başkanlığının en önemli konularından birisi olması gerektiği düşüncesini sizinle paylaşmak isterim.
İnsan sağlığı; hem toplumun hem de devletin gücünü, kalkınmasını ve gelişmesini belirleyen olmazsa olmaz bir hakikattir.
İnsan sağlığının da en baş sağlayıcısı, koruyucusu ve muhafaza edicisi ekosistem içerisindeki motor güç olan ormanların sağlığının muhafazası ve sürdürülmesidir.
Bir yandan bu yönüyle rakamla tarif edilemeyen görünmez bir katkısı ortadayken ormanların bir başka yönüyle de ölçülmesi, hesaplanması gereken gayrisafi millî hasıla içerisinde ifade edilerek sıralamadaki hak ettiği yere ulaşması gereken hususların da artık devlet istatistikleri içerisinde yerini alması gerekmektedir.
Su kaynağından oksijen üretimine, karbondioksitin absorbe edilmesine, insanların tedavisinden moral ve motivasyonuna olan katkısına, enerji üretimi ve iletişimden eğitim ve sağlıktaki etkisi ve katkısına, haberleşme ve ulaşıma sağlamış olduğu kolaylıktan insanın ve insanlığın, devletin ve tüm kurumlarının neredeyse yaşamsal ve kurumsal tüm ihtiyaçlarına fayda sağlayan bir değer olan ormanlardan bahsediyoruz.
Sağlanan bu faydaların, ki yukarıda ifade etmiş olduğumuz gibi araştırma tezinde bir kısmından ve bir örnekten hareketle öneri paketi ortada dururken eminim ki akademisyenlerimiz öncülüğünde devletimizin siyasal ve bürokratik iradelerinin talebi hâlinde onlarcasının ortaya konabileceği raporlar sonucunda ekonomiye stratejik olarak ne kadar katkı sağladığı istatistiksel olarak da ortaya konabilecektir.
Bu konuyla ilgili birçok araştırma, yazı, görüş ve bilgi sizlerin de bildiği gibi insanımızın ilgisine sunulmuştur.
Ancak her zaman olduğu gibi olması gerekeni olması gerektiği zamanda dikkate almamak, hak edene hak ettiğini zaman geçtikten sonra verme eyleminde hak edilen sonuçları oluşturmamaktadır.
Eminim ki bazı okuyucularımız yazıyı okuyunca bazı anlatımlarımız için; bu nasıl bir anlatım, nasıl bir izahat, nasıl bir görüş ifadesi gibi eleştirilerde bulunabilecektir.
Bunu saygıyla karşılamak bizim yazar olarak ve görüş ifade eden insan olarak baş tacımızdır.
İnandığım, ülkemin ve insanımızın faydasına olacağını düşündüğüm bilgi, görüş ve kanaatlerimi haftalık yazılarımda sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.
Pek tabii ki tarihe de bu konuda ayrı bir başlık altında not da düşmüş oluyoruz.
Ülkemizin ve ormancılığımızın geleceği olan genç kuşağa da emanet edeceğimiz ormanlarımız ve ülkemizle ilgili bir bilgi manzumesi ve görüş setini hatıra olarak bırakma adına yazılarımıza ehemmiyet veriyor ve görüşlerimizi ifade ediyoruz.
Siz değerli dostlarımızdan ve takipçilerimizden özel istirhamım şudur ki; doğru bildiğiniz ve faydalı olacağına inandığınız bilgilerinizi ve görüşlerinizi ister kendiniz kaleme alınız ve kamuoyuyla paylaşınız, isterseniz şahsım ya da bizim gibi mesleki konularda karar vericilere kanaat oluşturma adına yazılar kaleme alan meslektaşlarımız ile paylaşınız ki akıldaki bilginin zekâtı insanlarla onu paylaşmaktır düsturundan hareketle insanımıza faydalı olalım.
Evet, ormanlarımızın toplam ekonomik değer tespiti ve stratejik planlamadaki yeri gündemli bu yazımızın da içerik itibarıyla sonlanmadığı ancak usul itibarıyla yazının belli bir alanda/yerde bitmesi gerektiği düsturundan hareketle bu haftalık bu kadar diyerek sizleri saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum.
Türkiye’nin ekosisteminin akciğerleri, kalbi ve motor gücü ormanlarımız hem sağlığımız açısından olmazsa olmaz bir değer hem de ülkemizin ve insanımızın ekonomik kalkınması ve refahı için önemli bir değerdir.
O nedenle ekosistemimize, ormanlarımıza, insanımıza ve devletimize sahip çıkmayı aynı başlık altında toplayan yeşil vatanın korunmasının 86 milyon ülke insanımızın ortak mesuliyeti olduğu vurgusuyla hayırlı günler diliyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
UNUTMAYALIM; ORMAN HAYATTIR!..
Bugününüz ve yarınınız, sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah!..
Hasan TÜRKYILMAZ
Orman Mühendisleri Odası
Genel Başkanı
