Hasan Türkyılmaz’ın Kalemi’nden ORMANCILIK/18
Hasan Türkyılmaz’ın Kalemi’nden ORMANCILIK/18 (Pazartesi/27.07.2026)TÜRKİYE’DE ORMANCILIK VE TATİL!Değerli Meslek Mensuplarımız,Saygıdeğer Kamuoyu,Değerli dostlar, öncelikle sıcak bir havada, yangın riskinin yüksek olduğu bir dönemde kalemimizi kâğıdın üzerine değdirerek siz değerli takipçilerimiz ile bu haftaki hasbihâlimize başlıyoruz.Değerli meslek camiamız ve saygıdeğer kamuoyumuz. Öncelikle şunun altını çizerek konumuzun içeriğine girmek istiyorum.Türkiye gibi cennetin bir köşesi olan ülkede yaşıyor olmamızın ve 86 milyon ülke insanımızın birlik ve beraberlik içerisinde bu duyguyu yaşıyor olmasının çok önemli ve değerli olduğunu bir kenara not etmek istiyorum.Söyleyeceklerimin ve yazacaklarımın hiçbir ülke insanımızı ve kamu çalışanımızı ayrıştırma, ötekileştirme ve farklı gösterme anlayışı taşımadığını, asıl maksadımızın mağdur edilen bir kesimin hakkının iade edilmesini sağlamak olduğunu ve bunun da böyle anlaşılması gerektiğini çok net bir şekilde ortaya koymak istiyorum.Girişte söylediğim gibi mevsimin en sıcak olduğu bir dönem ve ay içerisindeyiz.Devletimizin tüm çalışanlarının belli bir kanunî mevzuat çerçevesinde tatil süreçleri planlanmış ve kullanılmaktadır.Tek istisnası var: Ormancılar tatillerini yangın sezonunda ve yaz dönemlerinde yapamaz.Bunu söyleyince hemen belli kişi ve kesimlerin önyargılı ve sübjektif tepki vereceğini net bir şekilde biliyorum.O nedenle söylemimizi somutlaştıralım.Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisimiz tatilde mi?Adalet teşkilatımız adli tatilde mi?Millî Eğitim camiamızın öğretim kesimi tatilde mi?Sanatçı kesimimizin oynadıkları filmlerin sezon finali yaparak yaz dönemi tatil sezonuna girmişler mi?Basın yayın kuruluşlarındaki yazar çizer ekibimiz, köşe yazılarında ve programlarında tatil programımızdan dolayı şu süreç içerisinde siz değerli seyircilerimiz ile görüşemeyeceğiz, hoşgörünüze sığınarak açıklamalarını yaptıkları ortada mı?Ancak yangın sezonunda ve yaz döneminde özellikle ormancılık meslek mensupları işçi, memur, mühendis ayrımı yapılmaksızın tatil yapamaz. Bırakın Meclis gibi, adliye gibi, öğretmenler gibi yaz dönemi belli bir takvimde tatilin ilan edilmesini.Devletin tanıdığı resmî yıllık iznini yangın riski sebebiyle yoğunluklu olarak bu sezonda kullanamayacak durumdalar!Bunlar bu ülkenin realitesi.Doğruluğu, yanlışlığı farklı başlıklarda konuşulabilir ki doğru olmadığını, çözümünün farklı modülasyonlar ve formatlar olduğunu değişik yazılarımızda ifade ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz.Ancak burada asıl konu;Başta şahsım olmak üzere tüm meslek camiamızın canını yakan ve bizleri inciten husus ise yaz dönemi ve yangın sezonunda tatilde olmamamız ya da izin kullanmakta zorluk yaşamamız konusundan daha öte bir konu oluşturmaktadır.Canını ortaya koyarak yeşil vatanın korunması için 155 tane şehit vermiş bir camianın ve meslek grubunun çalışanları bir kesim tarafından yangın çıktığı zaman sanki kendisi vatandaşlık görevini bihakkın yapmış gibi ölçüsüzce ve hadsizce, utanmadan ve sıkılmadan “ormancılar nerede” diye manşet çekilmekte, sözler sarf edilmektedir.İşte tam da burası canımızı yakmaktadır.Ormancılar gözyaşlarının son damlasıyla bile yangınları söndüreceğiz, yeter ki vatan sağ olsun anlayışı içerisinde mücadele ederken hem bir yandan kamunun diğer kesimlerindeki gibi tatil imkânlarına kavuşamamanın dezavantajını yaşarken bir yandan da yukarıda ifade etmiş olduğum hadsiz bir kesim tarafından haksız yere itham ve ilzam edilmektedir.Buradan bu vesileyle çok yüksek ses ve voltajda haykırarak ifade ediyorum ki Türkiye’nin akciğerleri, 86 milyonun yaşamının ana merkezi oksijen deposu ekosistemin motor gücü ormanların koruyucusu, kollayıcısı ve gelecek nesillere emanete sahip çıkma düsturu içerisinde ormancılar 7 gün 24 saat, 12 ay görevinin başındadır.Hiç kimse ama hiç kimse hadsizlik yaparak böyle bir fedakâr kesimi ilzam edici itham ve iftiralara tevessül etmesin. Ederse de hak ettiği cevabı bizlerden görecektir, bu böyle bilinsin.Gelelim diğer bir başlığımıza;Bu sorunu çözmek için daha önceki haftalık yazılarımızda altını çizdiğimiz hususlarda net bir şekilde tekraren ifade ediyorum ki yangın sezonunda yangın bölgelerine mahsus olmak üzere işçi, memur ve mühendis takviyesi sağlanarak vardiyalı çalışma düzenine geçilmesi olmazsa olmaz bir gerekliliktir.İkinci husus, vekâlet ve yıpranma konusundaki mağduriyetler zaman kaybetmeden giderilmelidir.Üçüncü olarak da kamudaki tüm mühendislerin sosyal ve ekonomik noktada bu ülkenin muasır medeniyetler seviyesine ulaşması adına imar ve ihyası için yapmış olduğu destansı katkılar fark edilerek, görülerek hak ettikleri duruma ulaşmaları sağlanmalıdır.Çokça alt başlık, vurgu, söylem, ifade, bilgi, belge, görüş, aklınıza ne gelirse gelsin söyleyebiliriz.Ancak bir söz vardır, onu söyleyerek meramımızı ifade edelim.“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az gelir.” anlayışı içerisinde sosyal medyanın bilgi kirliliği oluşturan kesimine meramımızı anlatmış olduğumuzu düşünüyorum.Başta saygıdeğer Cumhurbaşkanımız, Bakanımız ve devletin yönetim ekibinin de bu hakikati bildiğini ve en kısa zamanda da gerekli adımları atacağını hem bekliyor hem de buna inandığımızı ifade etmek istiyorum.Yarınların bugünlerden ormancılık meslek camiamız ve ormancılık birimlerimizin tüm çalışanları adına çok daha verimli, faydalı ve huzurlu geçeceğine inandığımı sizinle paylaşmak istiyorum.Bu yazdıklarımın vücut bulabilmesi, hayata geçebilmesi, uygulamada karşılık bulabilmesi adına temsil etmekte olduğum Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı görevimle ve tüm yönetim ekibimle devletimizin siyasi ve bürokratik irade ve idareleri ile bugüne kadar olduğu gibi proje bazlı, verimli ve olumlu ilişki sürecimizi devam ettirerek ülkemizin kalkınması adına atılması gereken adımların gerçekleşmesi için mücadelemize durmak yok yola devam ilkesi çerçevesinde devam edeceğiz.Bu duygu ve düşüncelerle bu haftaki yazımızı da sonlandırma durumundayız.Unutmayalım, ORMAN HAYATTIR!..Bugününüz ve yarınınız, sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah!..Hasan TÜRKYILMAZOrman Mühendisleri OdasıGenel Başkanı
