Hasan Türkyılmaz Kaleminden ORMANCILIK/2
ORMAN BAKANLIĞI İLE EKOSİSTEM YÖNETİMİ !..
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelerden farklı olarak devlet nizamının yönetişim şekilleri ve birimlerinde farklılıklar çok net bir şekilde görülmekte ve gözlemlenmektedir.
Gelişmişliğin diğer bir ölçütü de bir çok farklı tanım ve izahat bulunmakla birlikte en önemlisi devletin yönetim erkini icra ettiği birimlerin yapılarının uzun yıllar kurumsal hafızayı koruyucu şekilde devam ettiğinin ve kurumsal yapılar içerisindeki yönetici kitlesinin hiyerarşik yükselişlerinin de kurumsal yapıyla uyumlu bir şekilde dizayn edilmesidir
Şimdi bu haftaki yazımızda ve Türkiye gündeminde değişik zamanlarda kişi yada kurumlar vasıtasıyla gündeme getirilen bir konu olmakla beraber hak ettiği tartışma zeminini bulamayan bir konuyu gündeme taşımak istiyorum.
Türkiye artık ekosistem yönetimini devletin yönetim şekli olan Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminde öncelikle “Ormancılık Politikalar Kurulu”oluşması ve akabinde kabinede “ORMAN BAKANLIĞI’ bağımsız bir şekilde kurulması süreci ivedilikle hayata geçirmelidir.
Tarihsel sürece bir göz attığımızda Türkiye’de Tarım, Orman, Su ve Çevre tanımlarını içeren değişik kombinasyonlarda bakanlıklar kurulmuştur ancak ne hikmetse hiçbirinde süreklilik arz eden ve girişte ifade etmiş olduğumuz gelişmiş ülke tanımına uygun kurumsal bir yapı gereklerini taşıyan bir bakanlık süreci oluşamamıştır.
Şöyle ki;
1. Osmanlı Dönemi (Temeller)
Orman yönetimi modern anlamda Tanzimat sonrası şekillenmeye başlamıştır.
• 1839: Ormanların yönetimi ilk kez Ticaret Nezaretibünyesinde kurulan Orman Müdürlüğü ile başladı.
• 1857: Teknik ormancılığın ifası için Orman Mektebi kuruldu.
• 1869: Orman İdaresi yeniden tesis edildi.
• 1870: Orman Nizamnamesi yayınlandı.
• 1893: Bakanlık Orman, Maadin ve Ziraat Nezaretiismini adını aldı.
• 1908: İkinci Meşrutiyet sonrası ormancılık Ticaret ve Ziraat Nezareti bünyesinde devam etti.
2. Cumhuriyet Dönemi ve Bakanlık Süreci
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ormancılık daha sistematik bir yapıya kavuştu, ancak müstakil bir bakanlık haline gelmesi zaman aldı.
• 1930’lı yılların ortalarına kadar ormancılık İktisatVekaleti’ne bağlı genel müdürlük düzeyinde temsil edildi. Ardından Ziraat Vekaletine bağlandı.
• 1937: 3116 sayılı Orman Kanunu ilan edildi ve Orman Genel Müdürlüğü (OGM) kuruldu (Halen bu isimle devam etmektedir).
Müstakil Bakanlık Dönemi
• 1969 – 1980: İlk kez Orman Bakanlığı adıyla bağımsız bir bakanlık kuruldu. (11 Ağustos 1969).
• 1980 – 1983: Darbe sonrası yapılan düzenlemelerle ismi Tarım ve Orman Bakanlığı olarak birleştirildi.
• 1983 – 1991: Bir başka birleşme ile Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı adını aldı.
• 1991 – 2003: Orman yönetimi tekrar ayrıldı ve yeniden Orman Bakanlığı kuruldu.
3. Yakın Dönem ve Modern Yapı
2000’li yıllardan itibaren çevresel faktörlerin ve su yönetiminin ön plana çıkmasıyla isimler güncellendi.
• 2003 – 2011: Çevre Bakanlığı ile birleşerek Çevre ve Orman Bakanlığı adını aldı.
• 2011 – 2018: Su yönetimi vurgulanarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı kuruldu.
• 2018 – Günümüz: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişle birlikte isim günümüzdeki halini aldı: Tarım ve Orman Bakanlığı.
Tarihi kronolojiye bakıldığında orman ekosistem yönetimi 1924, 1960, 1980, 1983 ve 2018 yıllarında tarım sektörü ile birlikte tek bakanlık ismi ile kabinede temsil edilmiş. Bu da şunu göstermektedir Cumhuriyet döneminde farklı zaman diliminde tarım ve orman sektörü tek çatı altında toplanmış olmakla beraber geçmiş örneklerde de görüldüğü gibi istikrar sağlanmamış ve ayrılarak farklı bakanlıklar olarak yollarına devam etmiştir.
Tarihi tecrübe göstermektedir ki gerek Osmanlı dönemi gerek Cumhuriyet’in ilk yılları gerekse de az önce verdiğimiz örnekteki şekliyle birleşmiş Milletler’in gıda ve tarım örgütü yapılanmasıyla hep tarım ve orman sektörü birlikte ifade edilmeye çalışılmıştır.
Belki dünya için ve gelişmiş ülkeler için bu süreç farklı veriler sebebiyle doğru olabilir ya da değerlendirilebilir.
Ancak Türkiye gibi hem coğrafyası hem bulunmuş olduğu Akdeniz İklim Kusağı hem köylü insan kaynağının orman ekosistemine dönük ihtiyaçları hem Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzölçümünün %30 unun orman olması ve yüzde yüzünden orman teşkilatının ekosistem itibari ile ilgili olması birlikte değerlendirildiğinde orman ekosisteminin yönetimi bir başka birim olan ve Türkiye içinde çok önemli olan gıdanın, tarımın ve hayvancılığın yönetiminden sorumlu olan tarım bakanlığı ile birlikte yönetilmesi çok zor gözükmektedir.
Geçmiş tarihi örnekler de mevcut uygulamalarda bu ifademizi güçlendirmekte ve Türkiye’nin ekosistem yönetimini idare edecek olan bağımsız bir Orman Bakanlığı hayata geçirilmesi Türkiye devlet yönetim sisteminin özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin arzulanan başarıyı elde etmesine katkı sağlayacağı gibi Türkiye ekosistem yönetimine de verimli ve faydalı işlere imza atılmasına imkan oluşturacaktır.
Elzem olan bağımsız bir Orman Bakanlığı kurulması olmakla birlikte devlet yönetim sistemi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde tek başına bir bakanlık kurulması konusunda farklı görüşlerin de masaya yatırılması gerekmektedir
Ama kesin olan tarımla orman sektörünün tek bakanlık adı altında yönetilmesinin zor olduğu ve ayrılması gerektiğidir.
Eğer Orman Bakanlığı tek başına kurulmasında zorluklar var ise ve oluşuyorsa gerekli teknik ve ilmi veriler alt alta konarak birlikte değerlendirildiğinde Çevre, Orman ve İklim Değişikliği birlikte senkronize olacak şekilde bir çatı altında toplanabilir.
Korunan alanlar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün de bağımsız Orman Bakanlığı ya da Çevre, Orman ve İklim Değişikliği Bakanlığı yapılanması içerisinde konumlandırılması gerekmektedir.
Ormancılık birimleri olan Orman Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü de bu yeni yapılanma sürecinde oluşturulacak bakanlığın ana ormancılık birimleri olmalıdır.
Yazacak ve söyleyecek çok söz, bilgi ve kanaat olmakla birlikte tarihe not düşme, meslek camiamıza bilgi aktarma, kamu kurumlarımıza yol gösterme ve siyasi temsilcilerimize görüş ifade etme, devlet yönetim erkinin temsil makamındaki üst yöneticilere Türkiye faydalı görüşlerimizi ifade etmema adına bu kadarla bakanlık kuruluşu ile ilgili görüşlerimizi ikmal etmiş olalım.
Söylediğim gibi yetkili mevki ve makam sahibi ve karar verici her türlü paydaşla ve idarecilerle talep edilmesi halinde hem detaylı rapor sunmaya hem de görüşlerimizi paylaşmaya hem şahsım hem de temsil etmekte olduğum orman mühendisleri odamız tüm ekibiyle her zaman hazır olduğunu bildirmek isterim.
Her ne düşünüyor yazıyor ve ifade ediyorsak bilinmelidir ki ana maksadımız hiçbir kişi, birim ya da kurumu eleştirmek, rencide etmek olmayıp faydalı gördüğümüz görüşlerimizi paylaşmak ana gayemizdir.
Bu gününüz ve yarınınız sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah !..
Hasan Türkyılmaz
Orman Mühendisleri Odası
Genel Başkanı