Hasan Türkyılmaz’ın Kalemi’nden Ormancılık/27
Hasan Türkyılmaz’ın Kalemi’nden Ormancılık/27 (Pazartesi/28.09.2026)
YEŞİL VATAN İÇİN VERİLEN MÜCADELE VE KAMUOYU ALGISI!
Değerli Meslek Mensuplarımız,
Saygıdeğer Kamuoyu,
Bu hafta ormancılık, ekosistem, insan sağlığı, yaşam ortamı, kısaca insanın ömrü içerisinde huzurunun ana kaynağı ormanlarımızla ilgili yapılan mücadelenin kamuoyumuzdaki algısı üzerinde siz değerli takipçilerimizle hasbihâl etmek istiyorum.
Biliyorsunuz ürün satışında ya da hizmet algısında ve kanaat oluşumundaki en önemli hususlardan birisi, ürettiğiniz ürünün ya da sunduğunuz hizmetin ne olduğundan daha öncelikli olanı, nasıl algılandığıdır.
Çok kaliteli bir ürün üretirsiniz ya da çok iyi bir hizmet sunarsınız ancak bunu sunmuş olduğunuz kitleye güzel izah edemediğinizde yaptığınız işin karşılığı hem ekonomik olarak hem de psikolojik olarak algılanmaz ve bunu yapan kişi ya da kurum olarak üzülürsünüz.
İşte tam da bu anlattığım çerçevede Türkiye’de yeşil vatan için 7 gün 24 saat esasına göre çalışan, vatan savunması için gözünü kırpmadan verdiği mücadelede 150’nin üzerinde şehit veren ormancılık camiası, yaptığı destansı işleri anlatmakta, algı oluşturmakta maalesef ve üzülerek ifade ediyorum ki istenilen düzeyde başarıyı sağlayamamış durumdadır.
Dağların ardında karınca misali destanlar yazılıyor!
Belediye teşkilatlarının altyapı çalışmalarında yapmış olduğu ve üstünü kapattıktan sonra belli bir zaman geçince onu kullanan insanlar tarafından nasıl unutulursa, işte bu destanlar yazılan yeşil vatan için yapılan mücadele bihakkın anlatılamadığı ve yeterli miktarda algı oluşturulamadığı için bir müddet sonra unutulur.
Ya da diğer bir ifadeyle bu noktada yapılan işin reklamı mı olur, ben yeşil vatan için yapmam gerekeni yapayım anlayışıyla çalışan fedakâr bir teşkilatın işçisi, memuru, mühendisi ayrımı yapmadan ekibi, sonunda takdir beklerken eleştirilmekten hatta daha ileri düzeyde ilzam edilmekten kurtulamamaktadır.
Yukarıda vermiş olduğum belediyelerin altyapı çalışmaları nasıl ki o çalışma yapılırken vermiş olduğu meşguliyetle, rahatsızlıkla hatırlanır; üzeri kapatılıp normal kullanıma sunulduğu zaman yönetimlerin vermiş olduğu fedakâr hizmet ve ekonomik yatırım nasıl unutulursa,
Ormancılık da buna benzer bir şekilde, üstelik başlangıcında dahi fark edilmeyen, kamuoyu tarafından takip edilmeyen ya da ettirilemeyen çalışmalar sonucunda dev hizmetler ve ekosistemin kalbi ormanlar hayata kavuşturulurken kamuoyunda bu yönüyle değil de oluşmuş olan olumsuz algı üzerinden tartışılmaktadır.
Şimdi burada şöyle bir empati yapmakta fayda var!
Hani art niyetli olanları, ülkeyi ve insanımızı sevmeyenleri, Türkiye düşmanı zihniyet mensuplarını ne yaparsanız yapın ikna edemez, tatmin edemez ve doğruyu söylettiremezsiniz, bunu anlarız da,
Bu duygu ve düşünce dışındaki ülke insanının kamuoyu algısı konusunda suç sadece karşı tarafta mıdır, iyi düşünmek lazım.
Acaba işi yapan, bedel ödeyen, fedakârlık yapan tarafın anlatımının usul ve esaslarında bir eksikliği var mıdır diye düşünmesi gerekmiyor mudur?
Türkiye’de ormancılık sektörüne; doğduğu, büyüdüğü ortam Trabzon Araklı Pervane Köyü gibi kırsal alan olan, devam eden süreçte işçilikle orman teşkilatında çalışmaya başlayan, sonra memuriyet ve devamında mühendislik ve idari kademelerde bulunan ve ömrünün büyük bir kısmında da sivil toplum yöneticiliği ve meslek odamızda hizmette bulunan bir kardeşiniz olarak şunu tarihe bir not olmak üzere kayıt altına alınması için ortaya koyuyorum.
Art niyetlileri bir kenara koyduğumuzda biz kamuoyunda yeşil vatan savunması için verilen mücadeleyi algıda seçicilik düsturuyla öne çıkartamıyorsak, çıkartmayanlardan ziyade çıkartılması için yetki kullanan, emek veren STK’sından kurum yöneticisine kadar, siyasetçisinden bürokratına kadar masanın bu tarafındakilerin asıl yetkili ve sorumlu olduğu inancına sahibim.
Kısaca şapkamızı çıkarıp kafamızı iki elimizin arasına alıp bir tefekkür etmeye ihtiyacımızın olduğu, hatta geç kaldığımız bir dönemdeyiz.
Niçin bu kadar fedakârlık, samimi mücadele, destansı başarılar elde edilmişken biz bunu 86 milyon ülke insanımıza anlatmakta, izah etmekte, kabullendirmekte neyi eksik yapıyoruz ya da neyi yanlış yapıyoruz, iyi düşünmemiz gerekmektedir.
Burada meramım, amacım ve niyetimin hiçbir kişi, şahıs, çalışan ya da idareci insanımızı zan altında bırakmak, yıpratmak, eleştirmek ya da dezenforme etmek olmadığı, bizi takip eden, tanıyan tüm insanlarımız ve dostlarımız tarafından gayet iyi bilinmektedir.
Ancak Türkiye’de yaşıyoruz.
Olumsuzluk algısı, yapılan faydalı işin izahıyla kıyaslandığında jet hızıyla açık ara önde gitmektedir.
O nedenle de yukarıdaki paragrafla olumsuzluğa dönük tedbirimi alarak izahatta bulunuyorum.
Bu ülkede dünya ormancılık sektörü ve çalışma hayatıyla ilgili kıyas yapıldığında dünya ülkeleri ve çalışanlarının çok ama çok üzerinde; samimiyet, sahiplik, vatan bilinci ve hizmet aşkıyla hizmet veren çalışan ve kurumlara sahibiz.
Ancak kabul edelim ya da etmeyelim, algı bu ki bunları ülke insanımıza, kamuoyumuza olması gerektiği şekilde kanaat oluşturacak verilerle ve bilgilerle anlatmakta, izah etmekte, algı oluşturmakta maalesef ama maalesef bir önceki paragrafımızdaki tanımla örtüşmeyen, hatta zıt düşen bir durumdayız.
O nedenle bu yazım ve değişik ortamlardaki izahatlarımla varmak istediğim hedef, bu konunun çalışanından yöneticisine kadar, STK’sından siyasetçisine kadar herkes tarafından düzeltici adımların atılması konusunda gündeme taşınması, gündemde tutulması ve olumlu algı oluşmasına katkı verilmesidir. Bu hususlarda topyekûn hareket edilirse netice olumlu olacaktır.
İnşallah siz değerli dostlarımızla bir gün yine düşüncelerimiz kalemimiz aracılığıyla paylaşılırken bu yazımızı hatırlar, eski Türkiye böyleydi, yeni Türkiye’de olması gereken algı düzelmiştir diyebilecek dönemleri en kısa zamanda görürüz!..
Kalın sağlıcakla!
UNUTMAYALIM; ORMAN HAYATTIR!..
Bugününüz ve yarınınız, sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah!..
Hasan TÜRKYILMAZ
Orman Mühendisleri Odası
Genel Başkanı
===
