ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELEDE YAPAY ZEKÂDAN NASIL FAYDALANILIR YA DA FAYDALANILMALI?
Değerli Meslek Mensuplarımız,
Saygıdeğer Kamuoyu;
04.05.2026 tarihli yazımızda, “ORMANCILIKTA YAPAY ZEKÂ FIRSATLARI!..” konusunu detaylı bir şekilde izah etmeye çalışmıştık.
Konunun önemine binaen ve tüm insanlığın akciğerleri ormanlarımızın en büyük düşmanı olan yangınlara karşı korunması konusunda her türlü araçtan faydalanılması gerektiği bir dönemde bulunmakta olduğumuzdan, konuya ayrı içerik ve farklı perspektiften bakmaya çalışalım.
Bu nedenle biraz daha spesifik olarak yapay zekânın Orman Genel Müdürlüğü tarafından orman yangınları ile mücadelede nasıl kullanılacağı ya da kullanıldığı konusunu gündeme taşıyıp kamuoyu algısını ve kurum stratejisini bu noktada zinde tutmak hedefini ve hayalini taşıyorum.
Orman yangınları ile mücadelede yüksek teknoloji ve yapay zekâ kullanımı her zaman birinci gündem maddesi olarak önümüzde bulunmalı ve kurumsal kapasitemizi bu doğrultuda inceleyip eksiklerimizi gidermeliyiz.
Orman yangınları, ülkemiz ormanları için en büyük tehditlerden biridir. Yaklaşık 24 milyon hektar orman alanımızın %57’si, orman yangınlarına karşı hassas alanlar içerisinde yer almaktadır ki bu da ormanlarımızın karşı karşıya olduğu tehdidi açık bir şekilde göz önüne sermektedir.
İklim değişikliğine bağlı küresel ısınma ile birlikte orman yangınlarının tüm dünya için daha büyük bir tehdit hâline geleceği bilimsel çalışmalarda ve bu konudaki uzman uluslararası otoriteler tarafından ortaya konulmaktadır ki bizim 2021 yılında yaşadığımız büyük yangınlar, bununla beraber dünyanın farklı noktalarında meydana gelen ve aylarca söndürülemeyen orman yangınları, 2025 yılında Türkiye ve dünya olarak yaşadığımız yangınlar bu bilimsel gerçeği adeta kanıtlar niteliktedir.
Orman Genel Müdürlüğü, bu gerçek karşısında gerekli tüm önlemleri almak için uzmanlarla birlikte hareket ediyor, yüksek teknolojiyi orman yangınları karşısında bir önlem olarak kullanmak için elinden geleni yapıyor. Başta İHA’lar olmak üzere hava araçları, akıllı kuleler, geliştirdiği yapay zekâ tabanlı yazılımlar ve karar destek sistemleri kullandığı yüksek teknolojileri göz önüne sermektedir.
Orman Genel Müdürlüğü, 2026 yılı için orman yangınlarıyla mücadele kapasitesini hava filosuna 14 yeni helikopter ekleyerek toplam helikopter sayısının 119’a çıktığını ve havadan su atma kapasitesinin ise 438 tondan 462 tona yükseldiğini, 28 uçak ve 14 İHA ile birlikte hava gücünü tahkim ettiklerini, bununla birlikte hava gücünün yangınla mücadelede kritik rol oynadığını ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulamıştır.
Yangınlarla mücadelede kara araçlarının önemine dikkat çekilerek, 2026 yılında filoya 165 yeni arazöz ekleneceği, böylece toplam arazöz sayısının 1953’e ulaşacağı belirtilmiştir.
Ayrıca ilk müdahale araçlarının sayısının 2 bin 766’ya çıkarılacağı, 38 yeni iş makinesiyle toplam iş makinesi sayısının 878’e ulaşacağı ifade edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğü, ormanların 7 gün 24 saat 776 yangın gözetleme kulesinden izlendiğini belirterek, bu kulelerin 138’inde akıllı gözetleme sistemlerinin bulunduğunu, bu sistemlerin erken tespit ve hızlı müdahale açısından en önemli araçlardan biri olduğunu vurguluyor.
Tüm bu veriler; yani araçlar, iş makineleri ve teknolojik unsurlar, orman yangınları ile mücadelenin en büyük yardımcısıdır. Ancak hem yapay zekânın verilerinin hem hava filosunun hem de makine ve ekipmanların yangınlarla mücadelede etkin kullanılabilmesinin olmazsa olmazı insan kaynağı unsurudur.
Yapay zekânın verilerinin; yangınların çıkmaması, çıktıktan sonra en kısa zamanda kontrol altına alınabilmesi, söndürülmesi ve soğutulması akabinde rehabilitasyonu süreçleri, yeterli miktarda insan kaynağının yeşil vatanın korunmasında rol almasıyla hakikat bulacaktır.
Kısaca burada şunu net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir ki teknik personelden, uzmanlardan, yangın işçilerimize kadar yangında insan unsuru, bütün teknolojik gelişmeye rağmen vazgeçemeyeceğimiz ana unsurdur.
Bu vurguyu, yazımızın başlığına aldığımız cümlenin uygulama karşılığını alabilmemiz açısından dikkat edilmesi gereken en önemli ölçü olduğunu ortaya koymak ve akıllarda yer edindirmek için altını kalın çizgilerle çizerek belirtiyorum.
Çünkü orman teşkilatı tüm çalışmalarını insan odaklı sürdürmektedir.
OGM, orman yangınları ile mücadelede görev yapan personelin şartlarını daha iyi nasıl iyileştirebileceği konusunda Amazon ile birlikte “Orman İşçisi Yaşam Hattı Projesi”ni yürütmektedir.
Bu proje temelde iki ihtiyaca cevap vermek üzere ortaya çıkmıştır.
Birincisi “orman işçisinin sağlığı ve güvenliği”dir.
İkincisi ise “orman işçisi ekipmanının işçi performansı üzerindeki etkisi”dir.
Bu proje ile işçilerin orman yangınları ile mücadele esnasında takacağı göğüs bantları ile anlık konumları, nabızları, yorgunluk seviyeleri, kısacası hayati önem taşıyan tüm verileri anlık olarak izlenebilecek; böylelikle personelin performans ölçümü tam olarak yapılabilecek, gerek görüldüğü takdirde dinlendirilip gerekirse sahadan çekilebileceklerdir. Yangın esnasında da konumları canlı olarak görülebilecektir.
Orman Genel Müdürlüğü, bu ve buna benzer projeleri çalışanların sağlığı ve güvenliği açısından oldukça önemli görmekte ve ihtiyaçlar çerçevesinde buna benzer projeleri hem desteklemeye hem de geliştirmeye devam edeceğini değişik platformlarda ifade etmektedir.
Sayısal telsiz haberleşme sistemi kurulu olan Adana, Mersin, Antalya ve İstanbul orman bölge müdürlüklerinde telsiz kullanan tüm çalışanların anlık konumlarının GSM kapsama alanına bağlı kalmadan, metre altı hassasiyetle görülebildiği,
Telsizlerin üzerinde bulunan panik butonları ile çalışanların zor durumda kalmaları durumunda gerekli desteklerin sağlandığı,
Diğer bölgelerde de benzer sistemleri 2028 yılı sonuna kadar kurmayı planladıklarını ifade etmektedirler.
Bu anlatılan teknolojik haberleşme araçları vasıtasıyla ulaşılamayan kör noktalar için de kurum, teknik araştırmaları yaparak gerekli çözümleri hayata geçirmelidir.
İnsansız hava aracı ile ilgili birkaç bilgi aktarımında bulunalım:
Millî ve yerli olarak üretilen ve hâlen savunma sanayi ve askerî amaçlar için yapılan yüksek teknolojik cihaz ve yazılımlarla donatılmış insansız hava araçları, orman yangınlarının başlangıç anından itibaren tespit edilerek erken ve etkin müdahale yapılması amacıyla kullanılmaktadır.
Başta savunma sanayi ve askerî amaçlar için kullanılan yüksek teknolojik cihaz ve yazılımlarla donatılmış insansız hava araçları, 2020 yılından itibaren Avrupa’da ilk kez orman yangınlarının tespiti ve yangın söndürme ekiplerinin sevk ve idaresinde Türkiye’de OGM’de kullanılmaya başlanmıştır.
Orman yangınlarının gözetlenmesi, tespiti ile büyüyen ve büyüme eğiliminde olan yangınlarda etkin müdahale yapılması amacıyla İHA’lar kullanılmaktadır.
Orman yangınları ile mücadele çalışmalarında, yangın başlangıcı ve yangın sırasındaki görüntülerin teknolojik olarak değerlendirilip erken, etkin ve en ekonomik şekilde orman yangınlarına müdahale edilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Her biri 18–21 bin fit yükseklikte anlık olarak 600–800 bin hektarlık alanı, 1 dakika içinde de 3 ila 3,5 milyon hektarlık alanı tarayabilmekte; bu alan içinde kalan birkaç metrekarelik yangını bile tespit edebilmektedir.
Orman yangınları, gelişme eğiliminde olan ve tahripkâr özelliği ile büyük zararlar verebilen son derece tehlikeli yangın türlerindendir.
Yangınla mücadele hizmetleri sırasında kusursuz, sıfır hata şartına bağlı bir organizasyon ile söndürülmesi gerekmektedir.
Başarılı bir operasyon ise sürekli, süratli ve doğru bilginin akışına bağlıdır.
İHA’lardan alınan görüntüler anlık olarak alınarak geliştirilen yazılımlar aracılığıyla kıymetlendirildikten sonra ekiplerin doğru ve etkin yönlendirilmesi sağlanmaktadır.
Yüksek teknolojinin kullanılması sonucu yangınlar çok kısa sürede tespit edilmekte, yangınlara erken ve etkili müdahale edilerek yangınların büyümesi engellenmektedir.
Bu aşamaya kadar hem hava filosunun hem makine ve ekipmanın hem de insan kaynağının, her üçünün konsolide olmuş bir organizasyon modeli ile yangınlarla mücadelede değerlendirilmesinin, insanlığın akciğerleri ormanlarımızın amansız düşmanı yangına karşı korunması açısından çok değerli ve önemli sonuçlar doğuracağı bir hakikat olduğunu ortaya koymaya çalıştık.
Yapay zekâ, orman yangınlarıyla mücadelede nasıl değerlendirilmeli ve kullanılmalı konusu, yazı içeriğinde kısaca izah etmeye çalıştığımız verilerle görülmektedir.
Ancak en önemli husus, yapay zekânın bilgi kaynağı olan kamuya açık doğru bilgilerin çokluğuyla çözümlenmesi hâlinde faydalı sonuçlar doğuracağıdır.
Yani alanında uzman kişilerin doğru olan açık bilgi paylaşımları, yapay zekânın orman yangınları ile mücadelede nasıl kullanılacağı hususuna veri oluşturmaktadır. Tüm ülkedeki uzmanları bir araya toplayıp çözüm önerilerini dinleyip raporlamak ve analitik çözümlemeye tabi tutmak neredeyse imkânsıza yakın zorluktadır. Ancak uzmanlarımız değişik program, panel, sunum ve yayın gibi araçlarla orman yangınlarıyla mücadele modellerini ve önerilerini kamuoyuna açık paylaşımlarla ortaya koyduklarında yapay zekâ doğru çözümler, doğru öneriler sunma imkânına kavuşacaktır.
Hem mevcut bugünkü hâliyle yapay zekâyı bir yandan yazı içeriğinde ifade ettiğimiz modellerle ya da farklı usullerle değerlendirmeye çalışırken diğer bir yandan da doğru verileri ve bilgileri etkili ve yetkili yönetişim yetkisinde bulunan kişi ve kurumlarca kamuoyuna açık paylaşımlarla yapay zekânın çözümlemesi hâlinde doğru sonuçlara katkı vereceği hususuna, aslında en ana odak noktası olarak vurgu yapmak istedim bu yazımda.
Tabii ki bu konuda çokça uzman akademisyenimiz, teknokratımız ve siyasetçimiz ülkemizde mevcuttur ve her birinin doğru bilgi ve verilerinin, Türkiye’nin 86 milyonunun ortak savunma birlikteliği sergilediği yeşil vatanın korunmasında kullanılması gerekmektedir.
Ana gaye; yangının hiç çıkmaması için alınması gereken önlemler, tedbirler, modeller, uğraşlar ya da adına her ne deniyorsa ve denmek isteniyorsa densin, bu hususlara odaklanmaktır. Pek tabii ki en önemli veri-çıktı budur.
Bu bilgiler ışığında devletimizin siyasal ve bürokratik makam yöneticilerinin de iyi bir çözümleme ile yapay zekâdan fiziki zekâya kadar, makine ekipmandan hava filosuna kadar, insan kaynağından teşkilat çalışma modeline kadar tüm hususları bir dakika bile zaman geçirilmeden masaya yatırılmalı ve ortak akılla ortaya çıkacak çözüm önerileri hayata geçirilmelidir.
Türkiye’den başka vatanımız yoktur!
Ana vatanımızın akciğerleri, yeşil vatanımız ormanları korumak hepimizin hem insani hem vicdani hem de anayasal görevidir.
Bu duygu ve düşüncelerle tüm kamuoyumuzu ve meslek camiamızı, gelecek günlerin iyi olacağı umudu ve ümidiyle selamlıyorum.
Bugününüz ve yarınınız, sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah!..