Hasan Türkyılmaz Kalemi’nden ORMANCILIK/9
????ORMANCI VE TOPLUMSAL SAYGINLIK!
☘️Değerli Meslek Mensuplarımız,
Saygıdeğer Kamuoyu;
????Türkiye’de orman teşkilatı çalışanlarının vatandaş gözündeki tek bir kelimeyle ifadesinin adı ORMANCI’dır.
????ORMANCI dendiği zaman, devletimiz adına çok değerli kırsal kesim başta olmak üzere tüm vatandaşlarımıza hizmet makamında bulunan ve görevini ifa eden işçi, memur ve mühendisin anlaşıldığını tüm Türkiye olarak bilmekteyiz.
????O nedenle “ORMANCI” dendiği zaman, bu milletin taşrasından merkezine kadar aziz milletimize sağlığının ana motor gücünü oluşturan ekosistemin kalbi ormanların sevk ve idaresini yapan kişileri, apolet ve unvan ayrımına girmeden anlamaktayız.
????Aslında bu ORMANCI ibaresi, biz ormancılık sektörü çalışanlarının unvanlarının ve etiketlerinin millete hizmette birinci obje olmadığı; esas olanın, hani ifade edilir ya, ardında hoş bir sada bırakmaktır düsturundan hareketle vatandaşımıza hizmeti sunmanın adıdır.
????Biz gerek ormancılık teşkilatlarımızın merkez yönetim birimlerinde gerekse de taşra teşkilatlarımızda halkımıza ekosistem yönetimi sistemi üzerinden hem katkı sağlar hem de katkılarını alırken ana ölçü olarak;
????Dünya’nın ve Türkiye’nin akciğerleri ormanların korunması, süreklilik ve sürdürülebilirlik ilkesi ile yönetilmesi çerçevesinde ana gayeye hizmet eder faaliyetleri halkımızla birlikte yürütmekteyiz.
????Ancak şurada, şöyle bir tarihin geçmişine empati yapalım istiyorum.
????Devletimiz adına Anadolu’nun en ücra köşelerinde hizmet yürüten orman teşkilatımız ve ormancı çalışanlarımız olduğu herkes tarafından bilinmektedir.
????Tabii ki devletimizin diğer birimleri de görevleri gereği ve ihtiyaç hissedildiğinde Türkiye’nin her noktasında görevlerini ifa etmektedirler.
????Ancak ormancı, kırsal kesimdeki vatandaşımız ile ilk temas eden devlet çalışanıdır. O nedenle de vatandaş gözünde devlet dendiğinde işçi, memur ve mühendis ayrımı güdülmeden ORMANCI algılanmaktadır.
????????Bu konu, bir yandan hiciv dolu bir yandan da vatandaşın gözündeki ORMANCI SAYGINLIĞINA dönük şöyle bir Anadolu hikâyesi ile anlatılır.
????Bir kasabaya yeni bir kaymakam atanır. Göreve alışmak ve halkı tanımak için köy köy gezmeye başlar. Uğradığı orman köylerinden birinde, yaşlı bir köylü ile karşılaştığında aralarında göreviyle ilgili sohbette vatandaş Kaymakama işini sorduğunda Kaymakam olduğunu öğrenince köylü, “Okuyup kaymakam olacağına, keşke biraz daha okuyup ormancı olsaydınız!” der.
????Bu Anadolu hikâyesinde yaşlı köylü vatandaşımızın söyleminde asla ve kata kaymakamlık makamını küçük görmek gibi bir düşüncenin olmadığını, asıl vurgunun burada devlet adına tanıdığı en saygın kişinin ormancı olduğu bilgisi üzerinden kanaat beyan ettiğini hepimiz bilmekteyiz.
????Pek tabii ki bizler, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizde devleti temsil makamının merkezî devlet yönetiminde Cumhurbaşkanı, taşrada illerde valiler, ilçelerde de kaymakam olduğunu bilmekteyiz.
☝️????Bu Anadolu hikâyesinden çıkartılması gereken bir ders, duygu, düşünce ve kanaat varsa ki o da ORMANCI çalışanlarımızın vatandaşımızın gözünde elde etmiş olduğu saygınlığın pik noktasıdır.
????Ormancı ve toplumsal saygınlık ifadelerini sosyal medya üzerinden şöyle bir arama motoruna yazarak sorguladığımızda çok güzel tahlil ve tanımlarla karşılaşıyoruz.
????Ormancı ve toplumsal saygınlık arasındaki bağ, ormanların ekolojik, ekonomik ve kültürel değerine verilen toplumsal önemle doğrudan bağlantılıdır.
????Ormancılık mesleğinin statüsü; koruma ve üretim dengesinin halka doğru aktarılmasına ve kurumların vatandaşla kurduğu iletişime bağlı olarak şekillenir.
☝️Ormancıların toplumsal saygınlığını etkileyen kritik unsurlara bir göz atalım:
????1. Koruyucu ve Yönetici Misyon
• ????Ekolojik Bekçilik: Orman mühendisleri ve muhafaza memurları, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim krizine karşı yürütülen çalışmalarda doğanın ön cephesinde yer alır. Bu durum mesleğe saygınlık katar.
• ????Afet Yönetimi: Özellikle yaz aylarında artan orman yangınları ile mücadele ve sel gibi doğal afetlerin önlenmesi, toplum gözünde ormancıları birer kahraman konumuna yükseltir.
????2. Sosyo-Ekonomik Dinamikler ve İletişim
• ????Orman-Köylü İlişkisi: Orman köylüleri ile kurulan bağ, mesleki saygınlığın tabandaki en önemli göstergesidir. Geçimini ormandan sağlayan halk ile koruma faaliyetlerini yürüten teşkilat arasındaki empati ve adalet duygusu saygınlığı doğrudan belirler.
• ????Mevzuat ve Baskı: Kaçak kesimle mücadele ve arazi tahsisleri gibi yasal süreçler zaman zaman toplumun belirli kesimleriyle çatışmalara yol açabilir. Bu durum, yerel düzeyde saygınlığı farklı şekillerde etkileyebilir.
????3. Sürdürülebilirlik ve Toplumsal Bilinç
• ????Geleceği İnşa Etmek: Ağaçlandırma çalışmaları ve ekosistem dengesinin sağlanması, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmanın temelidir.
• ????Eğitim ve Farkındalık: Ormancıların sivil toplum kuruluşları ve eğitim kurumları aracılığıyla yürüttüğü toplum odaklı bilinçlendirme çalışmaları, mesleğin toplumdaki saygınlığını artıran en önemli sosyal araçlardır.
☝️Ormancılık politikalarının başarısı, odun üretimi kadar estetik, ekolojik ve sosyal faydaların da gözetilmesine ve bu süreçte meslek mensuplarının toplumla kurduğu şeffaf iletişime dayanmaktadır. ????????Mesleğe verilen değer, doğal kaynakların korunmasına verilen değerin bir yansımasıdır.
????Şimdi ormancı kelimesinin altında kendini ifade eden işçi, memur ve mühendis kitlesi olarak bir empati yapma döneminde ve mecburiyetindeyiz.
????Yukarıda ifade etmiş olduğumuz Anadolu hikâyesinden başlayarak bütün yaşanmışlıkları, ilmî ve bilimsel gelişmeleri alt alta, üst üste not ettiğimizde çıkan toplumsal saygınlık seviyemizin düne göre gerisinde miyiz, ilerisinde miyiz?
????Bu konuda kendi kendimizi test etmek ve ona göre milletimizin gözündeki değerimizi artırıcı yönde söylem ve eylemlere yönelmemiz gerekmektedir.
☝️Son zamanlarda ormancılık teşkilatlarımız, insan kaynağı ihtiyacını karşılamak için devletimizin belirlemiş olduğu mevzuat çerçevesinde KPSS puan sistemi ya da İŞKUR kura sistemi üzerinden aldığı insanlarımızın belki büyük bir kesimi ya da bir kesimi kırsalı ve taşrayı göreve başladığında görmektedir.
????Bu, göreve başlayan insan kaynağımız açısından olduğu gibi hizmet etmek zorunda olduğumuz taşra ve kırsal alanda yaşayan vatandaşlarımız için de önemli bir adaptasyon sorununu önümüze koymaktadır.
????Büyüklerimizden çokça anekdotlarını dinlediğimiz yıllarda, yıllar önce bir şefin, bir müdürün, bir bölge müdürünün kırsalda, taşrada yaşayan ve fiilen ormancılık sektöründe çalışan ailelerin evlatlarından doğrudan insan kaynağı açıklarını giderdikleri hikâyeleri dinlemişizdir.
????Artık devletin bu kadar dijitalleştiği ve şeffaflaştığı bir ortamda bahsettiğimiz modelle istihdam sağlansın dememekle beraber; kırsal alanın ve taşranın çilesini çeken insanların bu yarışta, fiilen hâlâ oralarda bulunmak kaydıyla, bir artılarının olması gerektiği sistemi biz ve devlet çalışanlarımız, STK’larımız, siyaset ve bürokrasi mekanizmamız üretmek durumundadır diye ifade etmek istiyorum.
☝️Bir yol ve şık bu olmakla beraber, bir başka yol da devletin ihtiyacı için devletin mer’i mevzuatı çerçevesinde taşrada ve kırsalda çalıştırılmak üzere alınan insanımızın hemen işbaşı yaptırılmayıp ciddi bir adaptasyon eğitimlerinden ve uygulamalarından geçirilmesi gerektiğinin mutlaka ama mutlaka bir sistemi belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.
????????Örneğin işçi, memur ve mühendis alımlarını devletin mevzuatı çerçevesinde yaptıktan sonra bu insan kaynağı hemen resmî işbaşı yaptırılmalı ancak fiilî görevlendirmeleri yapılmadan mutlaka taşraya, kırsala, mesleğe, kuruma, çalışma hayatına adaptasyonunu sağlayıcı eğitim merkezlerinde üç aylık, altı aylık, bir yıllık gibi dönemlerde hizmet içi eğitim şeklinde mesleğe hazırlık eğitimleri mutlaka yaptırılmalı ve ondan sonra görev yerlerine fiilen atamaları yapılıp işbaşı yaptırılmalıdır.
????????Bu bahsettiğim konu, son yıllarda maalesef ve üzülerek ifade ediyorum ki insan kaynağı açığının çok fazla olması sebebiyle ve iş yükünün çok fazlalaşması nedeniyle işe alınan tüm insanlarımızın hemen görevlerinin başına görevlendirilmesine ve işbaşı yaptırılmasına neden olmaktadır. Bu da hem çalışanların hem de hizmet alanların ciddi sorunlarla karşılaşması sonucunu doğurmaktadır.
????İşçi eğitim kamplarımız, orman muhafaza memurluğu hazırlama eğitimi merkezlerimiz ve orman işletme şefliği iş öncesi eğitim birimlerimiz, yukarıda bahsetmiş olduğum fiilî zorluk sebebiyle maalesef hakkıyla değerlendirilmemektedir.
☝️????O nedenle akılda kalıp hayata geçirilmesi için ana vurgumuzu bu yazıda şu şekilde yaparak tarihe not düşmek istiyorum:
????Devletimiz hangi usulle ve metotla insan kaynağı açığını gidermek için kamuya alım yapıyorsa yapsın, bu konuda sorun yok.
????Ancak olmazsa olmaz altın kural, özellikle ekosistem yönetiminde ve ormancı tabiri adı altında çalışacak insan kaynağımızın ilk işe alınanlarında, işbaşı yapmadan önce yukarıda bahsetmiş olduğum işçi, memur ve mühendislerimizin mutlaka mesleki adaptasyon eğitimleri 3, 6, 12 aylık planlamalar çerçevesinde yapıldıktan sonra fiilî işbaşı yaptırılmaları sağlanacak tedbirler alınmalıdır!..
☝️????Aksi hâlde hem kamuya aldığımız insan kaynağımız hem de hizmet etmek zorunda ve durumunda kaldığımız vatandaşımız sıkıntı yaşamaya devam edecektir.
????Dünyanın yeniden keşfedilmesine ihtiyaç yoktur.
????Ormancı adıyla müsemma olmuş ormancılık sektörü çalışanlarımızın nasıl istihdam edileceği hususunda da teşkilatlarımızın geçmişinde altın harflerle yazılacak örnekler mevcuttur.
????Tarihin tozlu raflarında metotları, modelleri ve sistemleri bulunan ve hafızalarda zindeliği hâlâ muhafaza edilen bu eğitim sistemiyle işe başlanmalı ve kamu çalışanı, hizmet edeceği aziz milletimizin taşra ve merkez vatandaş portföyü ile bu aşamadan sonra işveren-iş yapan ilişkisi kurmalıdır.
????????????Sonuç itibarıyla şunu diyebiliriz ki ormancı ve toplumsal saygınlık, düne göre bugün daha üst seviyelerde olacak şekilde gerekli tedbirler alınmalı ve bu konuda gerekli sistemler üretilmelidir.
????Siyaset ve bürokrasi karar vericileri ve icra yöneticileri gerekli yasal adımları yarın, belki yarından da erken atmalıdır.
????Bugününüz ve yarınınız, sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah!..
????Hasan TÜRKYILMAZ
Orman Mühendisleri Odası
Genel Başkanı